• Boşanma Davaları Üzerine

    03 Haziran 2016 Cuma

    Türk aile hukuku sistemimizde AİLE BİRLİĞİ VE AİLENİN KORUNMASI esastır. Ailelerin devam etmesi temel düşünce olması nedeniyle boşanmaların istisnai olarak ve zorunlu hallerde uygulanması gerekir. Hepimizin temennisi de hiçbir ailenin birlikteliğinin bozulmaması ve özellikle küçük çocukların ana ve baba ile birlikte büyümesidir. Genel kural ve temenniler bu şekilde olmakla beraber bazen evlilikler öyle bir noktaya gelir ki artık çiftlerin boşanmaları ve ayrı yaşamaları hem eşler hem de çocuklar açısından yararlarına olacaktır. İşte bu noktanın ne zaman oluştuğu ve hukuk sistemimizin de boşanma gerekçeleri ve usulüne bakış açısı olayın psikolojik boyutundan öte boşanma davalarını yürüten avukatlar ve aile mahkemeleri hakimleri ile konunun uzmanlarını ilgilendirmektedir.

    Yazının devamı
  • BİRDEN FAZLA BOŞANMA DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

    23 Şubat 2017 Perşembe

    Bu hususu iki ayrı kategoride değerlendirmek gereklidir. Aynı davada aynı kişiye birden fazla sebeple boşanma davası açmak ve aynı kişiye iki ayrı boşanma davası açmak mümkün müdür şeklinde konuyu açabiliriz. Açılan boşanma davasında hem özel hem de genel boşanma sebeplerine dayanarak “birden fazla sebeple” boşanma talep edilebilir. Misal olarak “zina” özel sebebine dayanarak açılan bir boşanma davasında terditli olarak zinanın ispat edilememesi ihtimaline binanen bu talep kabul edilmezse evlilik birliğinin kendilerinden beklenmeyecek derecede sarsılması sebebine( güven sarsıcı davranış vs. gibi ) dayanarak boşanma talep edilebilir.

    Yazının devamı
  • Kusurlu Eşin Boşanma Hakkı

    11 Temmuz 2016 Pazartesi

    Kendisi kusurlu olan eşin boşanma davası açması halinde diğer eşin buna karşı koymasının davanın reddi ile sonuçlandıracağına önceki makalemizde değinmiştik. Bu durumda kendisi kusurlu olan eş nasıl boşanacaktır. İlk ihtimalde diğer eşin istediği nafaka, maddi ve manevi tazminat, çocukların velayeti ve malların paylaşımı konusunda anlaşma sağlanırsa anlaşmalı boşanma yoluyla çok kısa sürede boşanma gerçekleşir. Ancak eşler arasında maddi konularda anlaşma sağlamak genel olarak ülkemizde zor tercih edilen yöntemlerden biri olduğu için şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma dava yoluna daha çok başvurulmaktadır.

    Yazının devamı
  • Boşanma Nedeniyle Tazminat Davaları

    18 Temmuz 2016 Pazartesi

    Boşanma davalarında maddi ya da manevi tazminatın miktarı ya da halk arasında boşanma tazminatı taraflar açısından çok önem taşımaktadır. Tazminat kazanan tarafın malvarlığında bir artış meydan gelirken tazminat ödemeye mahkum olan taraf açısından da malvarlığında bir azalmaya neden olduğundan ve her iki taraf da boşanmakla yeni bir hayata başlayacağından bazen de dönüm noktası teşkil edebilmektedir. Tazminatın miktarı, kusurun etkisi, mal kaçırma halinde neler yapılabileceği, maddi ve manevi tazminatın ayırımı gibi pek çok alt başlık bu makalede yer alabileceği gibi her bir konuda sayfalarca izahat verilebilir.

    Yazının devamı
  • Boşanmada Tazminat Ve Nafaka Ne Kadar Ödenir

    05 Ağustos 2016 Cuma

    Boşanma halinde kusursuz ya da az kusurlu eşe ağır kusurlu eş tarafından ne kadar tazminat ve aylık nafaka ödeneceği sorusu sıklıkla karşılaşılan bir konudur. Boşandıktan sonra kendine yeni bir hayat kuracak eşler için bu husus son derece önemlidir. Hem tazminat hem de nafaka miktarı tayininde en önemli husus tarafların ekonomik durumudur.

    Yazının devamı
  • VELAYET DAVALARI

    29 Temmuz 2016 Cuma

    Velayet davaları günümüzde çoğunlukla boşanma davaları ile birlikte veya boşanma kararı kesinleştikten sonra değişen şartlar nedeniyle velayetin değiştirilmesi davaları şeklinde karşımıza çıkmaktadır. En önemli husus çocuğun velayeti konusunda taraflar anlaşamadığında VELAYET ANNEYE Mİ YOKSA BABAYA MI VERİLECEKTİR sorusudur. 18 yaşın altındaki çocukların velayetini ana ve baba evli ise birlikte kullanır. Boşanmış iseler ana ya da babaya velayet verilir. Velayetin ana veya babaya verilmesinde çocuğun cinsiyeti önem taşımaz.

    Yazının devamı
  • Boşanmada Nafaka

    01 Ağustos 2016 Pazartesi

    Türk Medeni Kanununda nafaka davaları TEDBİR NAFAKASI, İŞTİRAK NAFAKASI, YARDIM NAFAKASI, YOKSULLUK NAFAKASI gibi değişik isimler altında düzenlenmiştir. Yardım nafakası diğer nafaka türlerinden farklı olup boşanma dışında açılan davalarla talep edilir. Ana babanın çocuğuna bakım yükümlülüğü gibi çocuğun da ana ve babaya ve kardeşlerine bakım yükümlülüğü vardır. Hali vakti yerinde refah içinde yaşayan bir kimsenin anne ve babası ya da kardeşleri veya 18 yaşını doldurmuş çocukları eğitim hayatına devam ediyor ise ve yoksulluk içinde iseler BAKIM YÜKÜMLÜLÜĞÜ nedeniyle kendisine YARDIM NAFAKASI DAVASI AÇILABİLİR

    Yazının devamı
  • Boşanma Davalarında Mal paylaşımı

    08 Kasım 2016 Salı

    Boşanan eşlerin adına kayıtlı malların paylaşılması hususunda ihtilaf olması halinde 2002 yılından önce edinilen mallarla ilgili katkı payı davası 2002 yılından sonra edinilen mallarla ilgili ise edinilmiş mallara katılma alacağı davası açılmaktadır. Her iki dava türünde de zamanaşımı süresi 10 yıldır. Yurt dışında boşanma halinde de yabancı mahkeme boşanma ilamının tanıma ya da tenfiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık süre uygulanmaktadır

    Yazının devamı
  • Evden Uzaklaştırma Kararları Hakkında İzlenimlerim

    10 Ağustos 2016 Çarşamba

    6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesi Hakkındaki Kanunun Uygulanması konusunda karşımıza en çok çıkan somut tedbir; şiddet uygulayan ya da uygulaması muhtemel eşin( ya da aile bireyinin veya birlikte yaşanılan kişinin ) EVDEN UZAKLAŞTIRILMASI kararlardır. Ülkemizde kadın cinayetlerinin bir vaka olması ve kadınların daha çok eşleri veya eski eşleri tarafından öldürülmeleri nedeniyle bu kanun sürekli gündemde olup kadınlar lehine pek çok karara imza atılmıştır.

    Yazının devamı
  • Sosyal Medyanın Boşanma Davalarına Etkisi

    01 Eylül 2016 Perşembe

    İnternet çağının getirileri olan Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal paylaşım siteleri Whats App , Tango gibi anlık mesaj uygulamaları günümüzde pek çok kişi tarafından kullanılmaktadır. İletişimin çok hızlanması ve anlık iletilerle geri dönüşlerin alınması kadın erkek ilişkilerine de farklı bir boyut kazandırmıştır. Taraflardan birinin evli olması ve eşi dışında ilişkiye açık ya da hazır olması durumunda sosyal medya bu durumu hızlandırmaktadır. Sanal olarak yaşanan ilişkilerin bir kısmı artık gerçek hayatı ve evliliği de etkileyecek aşamaya geldiğinde ve ihanetin boyutu aldatılan eş tarafından öğrenildiğinde aldatılan eş boşanmaya karar verebiliyor. Bu durumda bazen aldatan eş konumundaki müvekkil tarafımıza müracaat ettiği gibi bazen de aldatılan konumundaki eş haklı olarak pek çok soruyla karşımıza çıkmaktadır.

    Yazının devamı
  • Özel Hayatın Gizliliği İlkesinin Eşler Arasındaki Geçerliliği

    01 Eylül 2016 Perşembe

    Bilindiği üzere Anayasanın 20.maddesinde “Herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. “ şeklinde özel hayatın ve aile hayatının gizliliği ilkesi yer almaktadır. Ve bu ilkenin ihlal edilmesi TCK.na göre suçtur. Bir kimsenin ya da ailenin izinsiz ses ya da görüntü kaydının yapılması veya bir kimsenin kişisel verilerine izinsiz girilmesi ve bu yolla elde edilen delillerin kullanılması hukuka aykırıdır. Ancak eşler arasında birbirlerine karşı özel hayat olabilir mi ya da özel hayat korunabilir mi? Ailenin menfaatleri mi yoksa eşlerin kişisel menfaatleri mi üstün tutulacaktır?

    Yazının devamı
  • Facebook Kayıtlarının Boşanma Davalarında Delil Olarak Sunulması

    18 Ekim 2016 Salı

    Facebook kayıtlarının boşanma davalarında delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı sorusu sık sık karşımıza çıkmaktadır. Facebook paylaşım sitesindeki görüntü, fotoğraf, sesli veya yazlı paylaşım, mesaj kaydı gibi veriler TEK BAŞINA VAKALARIN İSPATINA yeterli değildir. Ancak DİĞER DELİLLERLE DESTEKLENDİKLERİ, başka delillerle de doğrulandıkları takdirde boşanma davalarında delil olarak kullanılabilirler.

    Yazının devamı
  • Boşanma Davalarında Cinsel Sorunlar

    02 Kasım 2016 Çarşamba

    Boşanma sebepleri arasında sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri de cinsel sorunlardır. Taraflarca açıkça ifade edilmese de cinsel sorunların ortak hayatı çekilmez kıldığı, şiddetli geçimsizliğe yol açtığı ve cinsel tatmin evliliğin gereklerinden biri olarak kabul edildiğinden boşanmayla sonuçlanan davalar mümkündür. Soruna yol açan tarafın kusurunun varlığı ve tedaviye yanaşmaması gibi durumlarda boşanmayla birlikte tazminata da hükmedilebilir.

    Yazının devamı
  • Evlilik Sözleşmesinin Geçerliliği

    08 Aralık 2016 Perşembe

    Türk hukuk sisteminde evlilik sözleşmesi adı altında evlilikten doğan ya da boşanma halinde doğacak olan yükümlülüklere ilişkin evlilik sözleşmesi adı altında yapılan sözleşme geçerli değildir ve hiçbir HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAZ.Eşlerden birinin evlilikten doğan ükümlülüklerini yerine getirmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda ihtilafa düşmeleri halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte bu konuda HAKİMİN MÜDAHALESİNİ isteyebilirler.

    Yazının devamı
  • Boşanma Davası Devam Ederken Eşlerden Birinin Ölmesi

    09 Aralık 2016 Cuma

    Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi halinde evlilik birliği ölüm sebebiyle sona erer. Mal rejiminden doğan dava hakları ölüm anında kendiliğinden doğar. Ölen eşin mirasçıları davaya devam etmek isterlerse Medeni Kanun gereği bu durum mümkün olabilir

    Yazının devamı
  • Boşanma Davalarında Ziynet Alacağı

    12 Aralık 2016 Pazartesi

    Boşanma davalarında düğünde kadına takılan ziynet eşyalarının kime ait olduğu sorusu sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Kural olarak (aksine anlaşma bulunmadıkça) evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları ve nakit para kim tarafından takılırsa takılsın kadına BAĞIŞLANMIŞ SAYILIR ve artık onun KİŞİSEL MALI niteliğini kazanır ( Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 26.01.2016 günlü kararı.) Kocaya İADE YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOKTUR. Ancak davacı kadının kocası ziynetlerini alıp bozdurmuşsa kendisine tekrar iadesini isteyebilir

    Yazının devamı
  • En İyi Boşanma Avukatı

    12 Şubat 2017 Pazar

    En iyi boşanma avukatı ya da iyi bir boşanma avukatı nasıl olmalı sorusuyla sık sık karşılaşırız. Halk arasında bunun ölçüsü genellikle diğer eşten alınan tazminat ya da nafaka miktarı ile ölçülür. Hiçbir şekilde boşanma konusunda anlaşamayan eşlerden biri genellikle kadın eşler -şayet kusur diğer tarafta ise- kocalarının amiyane tabirle “ceketine kadar“ almak ister.

    Yazının devamı
  • En İyi Boşanma Avukatı Nasıl Olmalı?

    13 Şubat 2017 Pazartesi

    İlk olarak görüşme yapılacak avukatın uzmanlığı, deneyimi ve referansı konusunda yeterli araştırma yapılmalıdır. Avukatın sadece anlaşmalı veya çekişmeli( ihtilaflı) boşanma konusunda değil, tedbir, yoksulluk, iştirak nafakası, velayet, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, aile konutu şerhi, kişisel verilerin korunması, hakaret, tehdit, yaralama suçları gibi boşanma davaları ile birlikte ya da ayrı görülen dava konuları hakkında da uzman olmasına dikkat edilmelidir.

    Yazının devamı
  • Anlaşmalı Boşanma

    14 Şubat 2017 Salı

    Anlaşmalı boşanma davası Türk Medeni Kanunu 166/3. Maddesinde düzenlenmiştir. Eşlerin anlaşarak boşanması tarafları rencide etmeden ve çekişmeli boşanma davalarından çok daha kısa sürede sonuçlanan davalar olup taraflara her zaman için ilk önerilen dava türüdür. Her ne kadar anlaşmalı boşanma olarak adlandırılsa da bu davaların açılması ve sonuçlanması için birtakım şartlar mevcuttur:

    Yazının devamı