Gönüllü Köy Koruculuğu Hakkında Yasa Teklifi Hazırlığı Çalıştay Raporu

22.01.2013 tarihinde Ankara Barosu Yasa İzleme Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen çalıştayda katılımcılar aşağıda belirtilen görüşlere yer vermişlerdir: Av. Kürşat KARACABEY(Enstitü başkan yardımcısı): “ Devlet sistemlerinde üç tür hukuk yapılanması
görüyoruz. Hukuk Devleti, Kanun Devleti ve kanunların tamamen devre dışı kaldığı polis devleti. Türkiye’nin bunlardan hangisine girdiği tartışmalı bir konu. Sosyal devlet ilkesi de Anayasamızda yer alıyor. Angarya yasak deniliyor. Köy koruculuğunun da kamusal alan olarak statüleri düzenlenmeli. Mevcut hukuk düzeni içinde çözüm ne olmalı? Kısa kısa beşer dakikalık sürelerle görüşlerimizi belirtip çözüm üretelim. “
Gürkut ACAR ( Antalya Milletvekili )..……………..: “ Bugün mecliste HSYK kanunu değişikliği görüşmeleri nedeniyle hukuk devleti açısından önemli bir gün.Türkiye otuz yıldır terör sorunu ile karşı karşıya. Milyarlarca lira heba oldu. Hukuka aykırı pek çok düzenleme yapıldı. Köy koruculuğu sistemi de 1985’de olağanüstü bir dönemde çıkarıldı. Dünyada en ucuz şey insan emeğidir. Korucular ülkenin güvenliği için çalışmış, geçici köy korucuları için düzenleme getirilmişse de gönüllü köy koruculuğu için
bir düzenleme getirilmemiş. 13 Aralık’ta yine Enstitü tarafından yapılan çalıştayda çözüm önerileri getirilmiş ancak ortak öneri getirilmemiş. Bu çalışma keşke meclis çatısı altında yapılsa çok iyi olur. Bu konu mecliste gündeme geldi ancak iktidar partisi milletvekili “ böyle bir sorun yoktur”dedi. Benim önerilerim şunlar: Geçici ve gönüllü köy koruculuğu eşitlenmeli. Memur ya da kamu görevlisi statüsü verilebilir. Muhtar gibi bir statü verilebilir. Güvenlik sorunu çözüldüğünde kamu biriminde
de görev alınabilir. Köy korucularının teker teker öldürülmesi PKK talimatıdır.Bölgede bu kadar olay oluyor. Petrol çıkarılıyor, rafineri yok, işsizlik doğu anadoluda diğer bölgelerden 10 kat fazla. Devlet eliyle bölgesel kalkınma projesi yapılarak köy korucularına orada iş ve aş verilebilir. İktidarı sıkıştırarak bu konuda kamuoyu oluşturmak gerekiyor. Türkiye’nin gündemini luşturmak gerekiyor. Gündemde bekleyen 13 kanun teklifi var. Bunun dördü CHP milletvekilleri tarafından verildi. Şahsen ben bu konuda mecliste her tür katkıyı vermeye hazırım. Gönüllü ve geçici köy korucuları şu an namlunun ucunda, acele etmek gerekiyor.”
Prof.Dr.Eşref TAŞ ( Bingöl Milletvekili)……………….: “ Gürkut Bey muhalefette olduğu için çok rahat konuşuyor. Bütçe müsait mi diye sormuyor. Biz de bu konuda geçici köy korucularının maaşlarında iyileştirme yaptık. Son 30 yılda korucular ülkenin belli güçlere teslim edilmemesi için ellerinden geleni yaptılar. Ailemden de şehit olan köy korucuları var. Şu anda çözüm süreci içinde olduğumuz için her şeyi dengede götürmek gerekir. Bölgedeki insanların evleri yıkılmıştır, öldürülmüştür. Devletin bekası
için çalışmışlardır. Ancak kandırılıp dağa götürülen insanların da ölmemesi gerekir. Kürt halkı da zaza halkı da Osmanlı devletinin bekası için çalışmıştır. Terör örgütü de şimdi çözümden yana. BDP de aynı düzeye gelmiştir. “
Av. Ayşe BİLGİÇ TAHTACI(Alan Araştırma ve yasa hazırlama dairesi üyesi): “ Gönüllü köy korucularının atanmaları: Göreve il ya da ilçe jandarma komutanının teklifi ve valiliğin onayı ile bekçi seçim mazbatası imzalayarak gerçekleşiyor Göreve alınmada devlet memurluğuna alınmada aranan şartlar aranıyor. Göreve alınırken daha sonra sosyal güvence ve maaş alacakları sözü veriliyor.Göreve çağırıldıklarında mutlaka göreve gideceklerine dair taahhüt imzalatılıyor.
İşveren: Yasadakinin aksine muhtar değil jandarma.Muhtar da koruculuk yapıyor.
İşyeri: Jandarma tarafından gösterilen her yer.
Statüleri: Ceza hukuku açısından kolluk kuvvetleri arasında sayılıyorlar.
Eğitim: İşe alınırken ve çalışırken belli periyotlarla eğitime tabi tutuluyorlar.
Nöbet: Operasyona gitmedikleri zamanlarda jandarma tarafından çizilen bir kroki ile belirlenen noktalarda devriye halinde nöbet tutuyorlar
Çalışma Süreleri: Dini, milli bayram, genel tatil, gece ya da gündüz her an göreve hazır beklemeleri isteniyor.Çağrıldıklarında göreve gitmezlerse silahları jandarma tarafından evlerinden alınıyor. Jandarma kendilerini komutanlığa davet ederek koruculuktan çıkartıldıklarını söyleyip istifa ettikleri yönünde belge imzalatıyor.Göreve gitmemek vatanını sevmemek gibi değerlendirildiği için üzerlerinde manevi baskı fazla.
Disiplin Yönünden: Görevleri ile ilgili işledikleri suçlarda devlet memuru gibi işlem yapılıyor.
Denetim: Çok hassas bir konumda oldukları için denetimlerinin en yakın mülki amir tarafından ve çok sıkı bir şekilde yapılması gerekiyor.
Hiyerarşi Ve Uzmanlık: Kendi aralarında beceri ve tecrübelerine göre farklı statü veriliyor. Karma tim, istihbarat, öncü tim gibi.Bir korucubaşı belirlenmekle birlikte jandarma göreve çağırmayı bazen bizzat korucunun kendisini arayarak yapabiliyor. Operasyon bitiminde korucubaşının evinde yemek yenerek dağılınıyor.
Diğer Hususlar: Operasyonun kaç gün süreceği belli olmuyor.Korucular geçimlerini sağlamak için aile içerisinde çiftçilik yaptıkları için zorunlu olarak çiftçi bağ-kuruna kayıt yaptırıyorlar. Bu nedenle geçici korucular için sunulan yeşil kart imkanından da yararlanamıyorlar.Başka bir işte çalışıyorlarsa işverenleri anlayışlı olmazsa işlerinden atılabiliyorlar.Operasyona giderken kimliklerini belirleyecek şeyleri karakola bırakıyorlar.Operasyona gidildiğinden zaman zaman ailelerinin dahi haberi olmuyor. A.İ.H.M.’Nin Konuya Bakış Açısı 25657/94 Sayılı Avşar Kararı:”Yetkililerin talimatları ya da teşvikleri ile cinayeti geçici köy korucularının ya da jandarmanın işlediği ispat edilseydi hükümet sorumlu tutulabilirdi.Korucular resmi olarak görev yapmaktadır. Maktulü ele geçirirken kamu gücünü kullanmışlardır. Bu bağlamda korucuların kendi köyleri dışında kullanılmadıkları konusundaki resmi inkarlara karşın, bu olayda korucuların sanık olarak da ele geçirilmesi dahil olmak üzere düzenli olarak, bir kısım resmi operasyonlarda kullanıldığı tespit edilmiştir. Hükümetin belirttiği kurallara göre korucular hiyerarşik olarak ilçe jandarma komutanlığına bağlıdırlar.”
Görev Silahları : Atanmalarının ardından görev silahlarını jandarmadan alıyorlar.Devlet ikinci bir silah için taşıma ruhsatı alma hakkı tanıyor.Aradan 5 yıl geçtikten sonra silah ruhsatlarını yenilemek için giden korucular ödenecek masrafın yüksekliği karşısında parasını vererek aldıkları silahları devlete teslim ediyor ve korunmasız dolaşıyorlar.Görevleri nedeniyle ölümleri halinde ailelerine bazı haklar veriliyor.Yani…….Dirilerinin hiçbir değeri yok.Hakettikleri değeri almaları için ölmeleri gerekiyor.”
Ziya SÖZEN ( Anadolu Köy korucuları ve Şehit Aileleri konfederasyonu Başkanı): “ Geçen çalıştaydan sonra haftada üç gün gittiğim çeşitli illerden 1000 korucu ile görüşme fırsatı buldum. Ölüm tehdit listeleri son dönemde ilk plana geldi. Özlük haklarından önce bu konu birinci sıraya geldi. Bu nedenle korucular acilen silah ruhsatlarının yenilenmesini istiyor. Beş yıllık ruhsat vergisi ödemek istemiyorlar. Silah ruhsatı konusunda öncelikleri var. İktidar partisi milletvekilimiz karamsar bir tablo çizdi. Korucular statü istiyor. Güvenlik görevlisi statüsü istiyor. İlçe jandarma komutanlığını dahi korucular koruyor. Sosyal güvenlik istiyorlar. Eli kanlı terörist de geçici köy korucusu da aynı genel sigortaya tabi. Torba yasadaki 12.400 gösterge rakamı 15.000’e çıkarılsın. Bugüne kadar 13 -14 çalışma torba yasa ile yapılmış Sağlıklı görüşme olmamış. %70 emekli korucu zammından 4.000 korucu yararlanamadı. En önemli husus biz de tabi ki teröre çözüm olsun istiyoruz ama maddi ve manevi değerlerimize zarar verilmeden olsun istiyoruz. 1657 şehit korucu var. Şu anda bölgede jandarma ve polisten sonra üçüncü güçtür köy korucuları. Korucular illegal hak istemiyor. Terör örgütünün başvurduğu yöntemlere başvurmak istemiyor. Ancak yasal haklarını alamadıkları için yerel seçimleri boykot etmeyi düşünüyorlar. Sayın milletvekillerimizden torba yasadaki ilk olarak
silah ruhsatı mevzuu, ikincil olarak zam alamayan 4.000 emekli korucu mevzuu ve üçüncü olarak da göstergelerinin yükseltilmesini istiyoruz. “
Gürkut ACAR( Antalya Milletvekili) : “ Doğu Anadolu bölgesini PKK’ya teslim ederek çözüm sağlanacaksa barış olmasın. Barzani’nin hava durumu raporunda doğu Anadolu bölgemizin hava durumu gösteriliyor. “
Prof.Dr.Eşref TAŞ(Bingöl Milletvekili) : “ Bölgeyi PKK’ya teslim etmeyeceğiz. Bölgede yeni bir devlet kurulamaz. Bölücü hiçbir güç oralarda başka bir şey yapamaz. “
Av. Kürşat KARACABEY (Enstitü Başkan Yardımcısı): “ Çözüm süreci saatli bir bomba gibi, korucu kardeşlerimiz en göz önünde namlunun ucunda.Devlet köy korucularına güvenlik devri yapıyorsa bunun karşılığını da vermesi gerekir. Devletin güvenliği boş bıraktığı bir alanda görev üstlenme sözkonusu. Gönüllülük bir macera arayışı değil. Hukukun temel ilkeleri çerçevesinde gönüllülüğü yok sayarak haklarının verilmesi gerekir. Namus görevi olarak algılanmalı.” Bekir DEMİR ( Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Primsiz aylıklar daire başkanı): “ Sosyal güvenlik açısından baktığımızda geçici 46 bin, gönüllü 20 binin üzerinde köy korucusu mevcut. 22 bin emekli aylığı bağlanmış geçici köy korucusu var. Toplamda dörtle
çarptığımızda aileleri ile birlikte 269 bin kişi yaklaşık 300 bin nüfus kitlesi sosyal güvenlik kapsamına girmiş olur. Bana göre en büyük en acil sorun geçici 1. Maddedeki aylık alanların gösterge rakamı sorunudur. Göstergenin 5.000 den 8.500’e çıkarılması için siyasi erkin bir karar vermesi gerekir.”
Doç.Dr. Şeref İBA ( TBMM Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı Müdür Yrd.Atılım Üniv.Öğretim üyesi) : “Kanun tekniği bakımından torba kanun yolu her sorunu ayrı ayrı çözelim yerine karambol bir üslupla halletme yöntemidir. Genellikle konu ile ilgili kanunlar devlet bütçesini ilgilendirdiği için komisyonlarda görüşülmesi gerekir. Torba kanun geçici,hızlı bir yasama tekniğidir. Bu kanunun bir statü meselesi var. Hatay, Osmaniye ile doğu ve güneydoğudaki korucu statülerinin farklı olduğunu görüyoruz. Dışarıda hiç kimseyi bırakmaksızın özel ve ayrı bir kanunla statüye kavuşturulmaları gerekir. Bu konuda birinci sorun tanım meselesi, ikinci sorun kapsam meselesidir. Esas itibariyle üç talep ön plana çıkıyor. Taleplerin kanun diliyle; silah ruhsatı ilgili kanuna, mali konular ilgili kanuna gönderme yaparak çözülmelidir. İşin kaynağı maliye ve hazine kısmıdır. Kanun diliyle ifade etmek kolaydır. Özel kanun olması konusundaki önerim sorunlar özgün olduğu için kanun da özel olmalıdır. Meclisteki ihtisas komisyonlarında görüşmeler yapılarak yasalaşma süreci tamamlanır.”
Mustafa DOĞANAY ( TBMM İçişleri Komisyonu yasama uzmanı): “ Şu anda silah kanunu tasarısı komisyonda düzenleniyor. Ancak geçici köy korucuları ile ilgili alt komisyonda çalışma olmadı. Alt komisyona konfederasyon başkanı sivil toplum temsilcisi olarak gelerek konuyu dile getirebilir. Torba kanun plan ve bütçe komisyonu ile çıkıyor. Torba kanunla çıkan düzenlemede sakat çıkabiliyor. Komisyonlar havale edilen kanun tasarı ve tekliflerini görüşür. Köy korucularından yüzlerce dilekçe geldi. Ancak herhangi bir şey yapılmadı. Muhtarların silah kullanımı alt komisyonda iken köy korucularının silah konusunda da görüşme sağlanabilir. “
Av. Ayşe BİLGİÇ TAHTACI( Alan Araştırma ve Yasa Hazırlama Dairesi üyesi): “Geçici köy korucuları jandarmaya yardım ediyor, gönüllü köy korcuları ise acil kuvvet ya da acil kolluk olarak kullanılıyor. Bu nedenle statüleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. “
Onur ÇEKİÇ ( TBMM Yasama Uzmanı) : “ Çıkarılacak kanunun yapısı kod kanun şeklinde olması gerekir. Görev ve yetkiler açısından iyi bir filtreleme gerekiyor. Bu konuda gereken yapılır.”
Ziya SÖZEN( Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı):”Türkiye’de 20-30 konfederasyondan biri köy koruculuğu konfederasyonudur ancak medya bizi yazmıyor. Hükümet üzerinde sayısal baskı kurmamız gerekiyor. Diğer taraftan medyada görülen köy korucuları bu nedenle görevden alınabiliyor. Bu nedenlerle korcu arkadaşlarımız iç hukuk yollarını tüketip AİHM’e gitmek istiyor. Korucuların ailesi ile birlikte 1.5 milyon kişiyi bulan bir kitle sözkonusu. “
Kürşat KARACABEY (Enstitü Başkan Yardımcısı): “ Devletin özellikle çözüm sürecinde koruculara sahip çıkması, siyasi iradenin samimiyetle harekete geçmesi, eş zamanlı harekete geçmesi gerekiyor. Medyanın ilgisi konusunda özlük haklarından çok korucuların can güvenliğinin tehlikede olduğu hususu ön plana çıkarılırsa medya ilgi gösterecektir diye düşünüyorum. “
Onur ÇEKİÇ( TBMM Yasama Uzmanı) : “ Konu ile ilgili kamuoyu oluşturulması konusunda meclisteki soru,meclis araştırması gibi denetim yolları işletilebilir. Meclisteki her birleşimde milletvekilleri belli konuları gündeme getirir. Bazen hükümet de buna cevap vermek zorunda kalır. Birleşimlerde milletvekilleri genel kurulda konuyu gündeme getirirse medyada da yer alır. “

Derleyen (Çalıştay Raportörü)
Av. Ayşegül DALKIR KAHVECİ