Anayasa 90. Maddenin İç Hukuka Etkisi (İdari Yargılama Yönünden)

9 Mart 2012 tarihinde ABEM ‘ de gerçekleştirilen Atölye çalışmasında katılımcılar tarafından dile getirilen hususlar şunlardır:

ANAYASA 90/Son fıkra: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.

Prof.Dr.Ender Ethem ATAY: “ Milletlerarası hukuktaki bir kuralın iç hukukta geçerli olması için bu kuralın (reception ) uyarlanması gerekir. Bunu Anayasa 124. Maddesine göre yönetmelikle düzenleyebilirmiyiz? Bu hususu konuşalım. Anayasa yargıcı Anayasanın dili olmak zorundadır. Yeni Anayasadaki iç hukuka bakış açısı ne olabilir? “

Erhan TUTAL( Anayasa Mahkemesi Raportörü): “Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru 23 Eylül 2010 itibariyle kesinleşen kararlar için mümkün.AİHS kapsamında hakkının ihlal edildiği için müracaat edilen bir yol.”

Prof. Dr. E.Ethem ATAY…..: “ Türk Anayasasında kişisel hak ve ödevler ile sosyal ,ekonomik hak ve ödevler ve siyasi hak ve ödevler yer almaktadır. İnsan hakları bir bütünse bireysel başvuru yolu tüm hak ve hürriyetler için geçerli olmalı.

Erhan TUTAL……………………: “Anayasamızda sayılan AİHS de sayılmayan haklar da katılma eğiliminde. İçtihatlarla dahil olabilir. Sosyal ve ekonomik haklar için de başvuru müessesesi gerekli olabilir ancak tüm haklar yönüyle genişletirsek ölü bir müessese doğabilir.”

Prof.Dr.Ethem ATAY……….: “ Hak ve hürriyet alanı daraltılırsa insan haklarına saygılı devlet ilkesi zedelenir. Anayasa ve AİHS de ortak olan haklar için bireysel başvuruyu sınırlarsak ( sosyal ve ekonomik haklar zaten siyasi tercihlerle sınırlanabiliyor) hak ve hürriyetleri geriye götürür.Nitekim Yeni Anayasada çalışanlara da birtakım hak ve hürriyetler getirilecek.

Av. Savaş ÖZDAĞ…………..:“Anayasa Mahkemesi Başkanı kararların hızlandırılacağını belirtti. Raportörden kesin süre isteyerek kararların hızlandığını belirtti. Ancak bireysel başvuru ile 50 bin dosya müracaatı bekleniyor. Bu durumda kararlar nasıl hızlanacak?

Erhan TUTAL……………………..: “ Filtrasyon gerekecek. Kabul edilmezlik kararları çıkabilir. 50 bin dosyanın filtrasyonu yapılacak. Başvuru sahibine mektup yazılarak belki tek hakimli kararla kabul edilmezlik bildirilecek. İç hukukta tüzük çalışması var. “

Prof.Dr. E.Ethem ATAY …….: “ Sağlıklı bir müessese getiremezsek AİHM’e giden dava süreci yine gündeme gelecek. AİHM’e müracaat donduğu halde tekrar başlayacak. Kabul edilmezlik kararları gerekçeli olmazsa tatmin edici olmayacak.Ayrı bir komisyon oluşturup gerekçeli kabul edilmezlik kararları çıkabilir. “

Erhan TUTAL…………………..:“Çerçeveyi geniş tutarsak sorun yaşayabiliriz.Başvuruyu makul karşılayamıyorsanız iç hukuk yolu tüketilmeden de AİHM başvuru kabul edebilecek.Önemsiz başvuruları eleyerek etkili iç hukuk yolu olmak gerekiyor.AİHM de her başvuru önüne gelmesin istiyor.Sözleşmeyi en çok ihlal eden ülke Türkiye.

Av. Atilla SAV ………………………..:”İnsan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmeleri içeren bir katalog varmıdır? “

Prof.Dr.E.Ethem Atay…………….:” Anayasa 90. Maddede bahsedilen temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslar arası sözleşmeler açısından bir katalog yok. Sözleşmelere sonradan da taraf olunabiliyor. İkili anlaşmalar da olabiliyor. Akdedilen ilkelere sadık kalmak yükümlülüğü akit devletlere ait oluyor. 90. Madde kapsamında anlaşmaları tahdidi olarak saymak bu nedenle hukuka uygun olmaz.”

Yalçın MACAR (Danıştay Savcısı): “ 90.maddeye son fıkra hükmü getirilirken bu konuda Anayasa Komisyonuna muhalefet şerhi getirildi. Ancak Anayasa Komisyonu bunu sayamayacaklarını belirtti. Bakanlar Kurulunun hiç yayınlamadığı andlaşmalar da var. Takip etmek çok zor. Katalog halinde belirlemek çok güç.”

Av. Atilla SAV………………..:”Mevzuatta uluslararası andlaşmaların yeri Anayasanın altında kanunların üzerinde gibi yer alıyor.Yeri net çizilmemiş olursa nasıl üzerine hak korunacak? Belirsizliği nasıl aydınlatacağız?”

Yalçın MACAR……………..…. : “ Yargılamalarda uluslar arası andlaşmaların hakim tarafından bilindiği farzolunur.”

Prof.Dr.E.Ethem ATAY……… : “ Somut bir olayda Anayasa mahkemesine giden bir konu ile ilgili NATO ile yapılan bir anlaşmanın gizliliği gereği bilgi verilmedi” Dolayısıyla her tür andlaşmaya ulaşmak mümkün değil. “

Müjdat TUNA(AYİM Savcısı): “Türkiye Cumhuriyetinde gizli kanun dahi var.Yayınlanmamış çok eski tarihli gizli kanun var.Sadece uluslar arası andlaşmalar gizli olmayabiliyor.”

Prof. Dr.E.Ethem ATAY…………: “Keza gizli yönetmelik de olabiliyor. Hükümet tasarruflarının varlığını da kabul etmek gerekiyor.Uluslararası ilişkiler anlamında her tür idari yargı yolu açık olmalı mı?

Abdussamet Sığırtmaç(Yasama Uzman Yrd.): “Uluslar arası andlaşmalar konusunda katalog yok.Türkiye’nin taraf olduğu andlaşmalar ile ilgili organları sayalım denildi ancak işlevsel olmadığı belirtildi.Bu derlemenin Dışişleri, üniversiteler veya sivil toplum tarafından yapılması gerektiği belirtiliyor.Bu belirlemeyi TBMM’ nin yapması gerekiyor.Uluslararası andlaşmalar kanunlarla Anayasa arasında ise bu konuda ayrıca oylama gerekebilir.”

Av. Atilla SAV……………………….: “ Uluslar arası andlaşmaların insan haklarına ilişkin derken hangi haklara ilişkin olduğu belirsizse yasama ile yargı arasında çelişki doğacaktır. “

Dr.Fahri Bakırcı(TBMM Kanunlar kararlar müdür yrd.): “Yasamaya her uluslar arası andlaşma ile ilgili yasamaya yetki verilirse Anayasa ortadan kalkar.”

Av. Atilla SAV……………………..: “ Hukukta belirsizlik olmaması gerekir.”

Dr. Fahri Bakırcı…………………: “ Önemli olan normun hangisinin üstün olduğuna yasamanın değil yargının karar vermesidir.”

Müjdat TUNA……………………..: “ Uluslar arası andlaşmaların külliyatını Dışişleri Bakanlığının yayınlaması gerekir.”

Şahin POLAT(AYİM Savcısı):”Anayasa 148/ 3 deki bireysel başvuru için Anayasada güvence altına alınmış ve AİHS kapsamındaki haklarla ilgili üst norm AİHS ile sayılmış diyebilirmiyiz? AİHS kapsamındaki tüm sözleşmeler diye somutlaştırılmış diyebilirmiyiz?”

Av. Bülent Nuri KURDOĞLU: “ Sadece andlaşmalar değil içtihatlara dahi her zaman ulaşamıyoruz.”

Müjdat TUNA(AYİM savcısı):”90.maddenin yürürlüğü için sözleşmelere erişilebilirlik getirilmeli.Yargıç önündeki mevzuatı görebildiği kadar uygulayabilir."

Şahin POLAT(AYİM hakimi): “ Hakimler Anayasaya,kanuna,hukuka uygun karar verir denilirken hukuk kısmına uluslar arası andlaşmalar da giriyor”

Av. Ali ALTAY…………………..:”Yargıç profili değişse de yasama organı profili değişmiyor”

Bahadır Yalçınöz(Anayasa Mah.Raportör üye): “İdari yargıda aynı konuda ayrı ayrı yönetmelikler var.Benim satjım döneminde bir Anayasa Mah.üyesi İYUK’nun son şekli hazıralndı, çok yakında çıkacak dedi. Üzerinden 10 yıl geçti hala yeni metin çıkmadı.”

Prof.Dr.E.Ethem Atay: “ Fransa’da idare edenle edilen arasındaki ilişkinin iyileştirilmesi yasası var. Bizde ise “HİKMETİ DEVLET İLKESİ” hala geçerli.Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun İYUK’dan önce çıkacak. Hangi milletlerarası antlaşma temel hak ve özgürlüklerle ilgilidir, meclis iç tüzüğünde bu konuda bir şeyler yer alması iyi olur.İYUK’da resen araştırma ilkesi gereği kamu düzenini araştırmak zorunda ise hakim ve bu konuda belirsizlik varsa sorumluluğu hakime yükleyemeyiz.

Dr.Fahri BAKIRCI………: “Meclis uluslar arası antlaşmalara aykırı kanun da çıkarabiliyor. Bu durumda yargıca uluslar arası antlaşmayı seç deniyor.

Müjdat TUNA ……………: “ Hangi uluslar arası antlaşmanın temel hak ve özgürlüklere ilişkin olduğu içtihatlarla belirlenecektir.”

Şahin POLAT………………..: “ Hızla yasalarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Uygulamada hakim, kararını üst mahkemenin görüşüne göre onanıp bozulma ihtimaline göre veriyor.”

Dr. Fahri BAKIRCI…………..: “ Her yasayı çıkardığınızda bir önceki kanunla çelişiyor.AİHS’i iç mevzuata geçirmek bu nedenle çok zor.”

Şahin POLAT ……………………: “ Terörle mücadele eden bir ülke olduğumuz için hak ve özgürlükler çok hassas dengede.”

Prof.Dr. E. Ethem ATAY……: “ Yasakoyucu hakkın kullanım alanını genişletmeli.Resmi gazetede yayınlanan antlaşmalar uygulanmak zorundadır.Rücu nasıl olacak açık değil. Her idarenin rücu müessesesini objektif uygulaması gerekiyor. Uluslararası antlaşma varsa her idarenin düzenleme yapma yetkisi vardır.Antlaşmayı imzalarken bu hususların iyi düşünülmesi gerekiyor.Ülke antlaşmayı imzaladıktan sonra uluslar arası standartlar asgari standartlar ise idareci insan hakları kavramını sindirecek, yargıç da idareyi buna zorlayacaktır.Yargıç profili bu nedenle burada çok önemli.Çözümü üst mahkemeye bırakmaması gerekiyor.”

Av.Ali ALTAY …………………….: “ Anayasaya 90 maddeyi koysak da koyan organ bunu uygulamıyorsa işe yaramaz. 50 bin bireysel başvuru çok yüksek bir rakamdır.Bütün çekişmeler “böyle yönetilmek istemiyorum”un tezahürüdür.Çıkan her yasada biz bir arka plan aramak zorunda kalıyoruz.90.maddeyi yasama organına dahi uygulatamıyorsak yargıya nasıl uygulatacağız? “

Dr.Fahri BAKIRCI……………….: “ Yurttaşın dava açmama ihtimali de olduğu için aleyhe kararlar verilebiliyor.Uygulayıcı da iyiniyet yoksa ne yapabiliriz? “

Şahin POLAT……………………..: “ 90.Maddenin uygulanması üniversitelerde ayrı bir ders olarak okutulabilir”

Av. Bülent Nuri KURDOĞLU: “ HSYK, hakimlik teminatı, Anayasa Mahkemesi 1960 ‘dan sonra getirildi.Kimse Anayasa Mahkemesi kararlarına ses çıkarmadı,itiraz etmedi.Ancak 12 Eylül 2010 Referandumdan sonra siyaset kurumu yargı üzerinde etkili oldu ve yargıç bağımsızlığı da ortadan kalktı.Bireysel başvuru hakkı getirilerek altı kademeden sonra AİHM’e başvurabilmek insan haklarına aykırıdır. Anayasa Mahkemesinin kuruluş amacı da bireysel başvuru değildir. “

Prof.Dr. E.Ethem ATAY………: “ Yasama organının hak ve özgürlükler alanındaki güvenceyi bozmaması için Anayasakoyucu katalog oluşturmuşsa yasa koyucu da

buna uymak zorundadır.Anayasa Komisyonu dışında ön denetim mekanizması getirilmedi. Yasama organı evrensel,milletlerarası antlaşmalara aykırı yasa çıkarmamalı. Fransa’da Anayasa Komisyonu’nun verdiği kararlar tartışılmıyor.Bizde de Danıştay’ı savunmamız gerekiyor.Torba Kanun Anayasa’ya aykırıdır.Hukuk sistemimizde torba kanun diye bir kanun çıkarma yolu yoktur.Yargı kararlarının uygulanması tartışılmamalıdır.Yargı kararların uygulanması için ne yapabiliriz diye de soruluyor.Sıkıntı geleneksel Fransız anlayışı: “ YARGILAMAK YÖNETMEKTİR” anlayışı. Hukuk devletinde yargı kararlarının nasıl uygulanması gerektiği konusunda “YARGISAL EMİR” getirilmesi gerekir. Ombudsmanlık da çok ciddi bir müessesedir. Bugünkü konu ile ilgili olarak netice itibariyle ;

1-İnsan haklarına ilişkin milletlerarası antlaşmaların anlamı netleşmeli.

2- Milletlerarası antlaşmalara rahatlıkla erişilmeli.

3- Hakimlerin bu konuda bilgi sahibi olması sağlanmalı.

4- Bilgiye ulaşabilmek için yöntemler geliştirilmeli.Bir katalog varsa takdir hakkı kaldırılmalı. Takdir yetkisini daraltmamız gerekir.Anayasa’da kabul edilmişse kuralın uygulama kabiliyeti olması ve denetleyecek mekanizmaların da olması gerekir.Haklar kötüye kullanmak için geçerli olamaz. İyiniyetli kullanımlar için geçerli olabilir. Hukukun evrensel değerleri olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. “

Derleyen: Av. Ayşegül DALKIR KAHVECİ